AYFER TUNÇ SUZAN DEFTER




AYFER TUNÇ, SUZAN DEFTER

İyi bir romanın karakterlerini tanımak, analiz etmek gerçek hayatta size çok başka bir bakış açısı sunacaktır. Tabi gerçek hayatta tanıştıklarınız, hayatınıza aldıklarınız sizi nasıl bir sonuca ulaştıracak bilinmez. Daha çok yanılgılarla dolu olduğunuzu biliyorum. Acınız büyük, acımız büyük. Bu yüzden değil midir edebiyata, kitaplara, romanlara sarılışımız. Ve bu yüzdendir ki kitaplar gerçek hayattan çok daha fazla şey öğretebilir insana.

Ayfer Tunç’un okuduğum kitabı Can Yayınları'ndan çıkan Suzan Defter, novella dediğimiz uzun öyküden oluşuyor. Beni çok etkiledi ki sonrasında altını çizdiğim cümlelere baktığımda alttaki paylaşımlarımdan anlayacaksınız. Aynı zamanda size Suzan Defter’in karakterlerini çıkarmaya çalıştım. Eğer okursanız siz daha çok karakter çıkarabilirsiniz. Çıkardığım karakterlerin aşağıda paylaştığım hangi cümleleri kullanmış olabileceğini düşünmenizi de isterim. İyi okumalar


Karakterler:
Ekmel Bey: Baba, bilgenin babası, eski avukat, sahip olduğu evi satmaya çalışmayan adam, yalnız hem de yapayalnız. Eşini de sevmeyen, aşksız. Ailesiyle mesafeli
Bilge: Ekmel’in kızı
Abi: Suzan’ın aşkı, Derya’nın çok sevdiği abisi
Tülay: Abinin eşi, Derya’nın sevmediği yengesi, Derya’yı sevmeyen kişi
Tuncay: Abinin yakın arkadaşı, Derya’nın evlenmesini istedikleri kişi, Derya’nın umurunda olmayan kişi
Derya: Abinin kız kardeşi, Suzan’ı seven ve onu kıskanan kişi, yalnız, çok yalnız
Cihan: Derya’nın aşık olduğunu sandığı evlendiği ve boşandığı kişi
Babaanne: Abinin, Derya’nın babaannesi, Suzan’ı beğenmeyen babaanne.
Suzan: Abiye delicesine aşık olan, aşık kadın
“İnsan ya kendi kendine konuşur, ya kendi kendine yazar. Kendi kendine konuşmayı makbul saymazlar. Oysa ne fark var ki arada?” Syf 9
" Ad vücudu var kılar." Syf 10
“Hayvanların yalnızlığı içime dokununca salak dedim kendime. Bu onların doğası, sen kendine bak.
İnsanınkine kader diyoruz ama.” 11
"Gerçek bir hayat hikayesi olarak değil, gülüp geçtiğin basit romanlar gibi oku beni. Bir iz kalsın ardımda, ama okunduğu anda unutulacak bir iz."
“Herkesinki gibi, benim hayatım da roman. Hep, ne olduğunu bilmediğim büyük eksiğinin yakında tamamlanacağını umduğum bir roman.” 13.
“Yaşamak her şeye rağmen bir iz bırakmaktır yeryüzünde.- Ben de yaşadım, sizin kadar!-“ syf 26
“İki kelimeli korkunç bir cümle bu: Vakit geçer!” syf 35
“Aşıkdaşlık değil, arkadaşlık.” Syf 53
“Baba neyse de, insan annesinin dokunaklı bir aşk hikayesi olsun istiyor. O hikayenin içinde büyüdüğü rahme işlemiş olduğuna, aşkla beslenerek doğduğuna inanmak, günahkarca bile olsa aşkı tatmış bir kadının çocuğu olmak ne güzel bir duygudur kim bilir.” Syf 54
“Aşkı aşkın çektiğini bilmiyordum. Hamurunda aşk yoksa bir insanın, nafile.”syf  58
“Ben kendine kolayca yeni düzen kuranlardan değilim.  Ömrüm bir düzeni sürekli kılmayı arzulamakla geçti. Başaramadım.” 65
“Öğretmenin değilse bile, anlamanın bir yolunun yazmak olduğunu küçük yaşta keşfettim.” Syf 66

‪"Ayrılmak, gidenin, kalanın kucağında bir kucak kor bırakmasıdır, yanar durursunuz kül olana kadar." syf 72
“Ağladığını duyurmamak çok yorar insanı.” Syf 98
“İnsan gençliğini aşka vermezse, gençlik neye yarar?” syf 102
"İnsan kendini bile bir başkasını severek sevebilir ancak, benim zavallı kızım." Syf 106
"Hikaye dememeliydim, anlattıklarını uydurduğunu sandığımı düşünmüştür. Hikaye daima bir ihtiyat payı taşır. Hikayeye gerçek kadar üzülmemiz gerekmez, inansak bile." Syf 108
“İnsan hayatı bir rahim arayışından ibarettir,” dedi Ekmel bey, “ev rahimdir. Bundandır kendimize bir ev aramamız. Evi olan insan ne şanslı!” syf 109

"İnsanlar hala aşka ayıplayan gözlerle baktığı için,
aşkımızı belli etmemeye çalışmaktan yorgun düşerdik." syf 116

















Yorumlar

Bahtiyar dedi ki…
Sevgili arkadasim,size ulasmak istiyorum ama email adresinizi bulamadim, lutfen bu yorumuma yanit verebilirmisiniz?
Engin Firol dedi ki…
Merhaba, mail adresim firolll@gmail.com

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bela Tarr'ın Torino Atı ve Benim Ona Giden Hikayem

Cennet Batıda / Eden à l'Ouest / Eden is West