Kayıtlar

Haziran 19, 2016 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Bela Tarr'ın Torino Atı ve Benim Ona Giden Hikayem

Resim
Bir sinefil olmasam da haftada bir kaç film izlemeye çalışıyorum. Film izlemediğim zamanlar o boşluğu hissediyorum. Tabi o boşlukta da yapacak o kadar çok şey var ki… Yine de film izlememin ruhuma katkısını göz ardı edemem. Hele ki sevdiğim bir yazıda karşıma çıkan bir film söz konusuysa. Tam da böyle oldu. İtibar Dergisi’nin 57. Sayısında Muhsin Macit’in Kader Arkadaşı yazısında bahsettiği Torino Atı’nı izlememiş ve nedense adını dahi duymamıştım. Demek ki film izleme günlerimi arttırmalıyım diye düşündüm J
Bela Tarr’ın yönetmenliğindeki Torino Atı’nı yazıyı okuduktan bir gün sonra izledim (uzatmalı, ara vererek bir izleme oldu). Berlin Film Festivali’nde Gümüş Ayı ve FIPRESCI ödüllerini kazanan filmin, ünlü de bir hikayesi var. Hikayeye göre; Friedrich Nietzsche, 1889’da Torino’da yürürken bir fayton sürücüsü ile karşılaşır. Faytoncunun, tüm baskılarına rağmen hareket etmeyi reddeden atını öfkeyle kırbaçlaması sonucunda, Nietzsche bir anda faytona atlar ve hüzünle atın boynuna sarıla…