BÜLENT ATA RÜYA DEDEKTİFİ



“Bazen maçı alacağınızı hissedersiniz ve buna inanırsınız. Ama buna sadece siz inanırsınız. Takım arkadaşlarınız, seyirciler, koç, kimse kimse inanmaz. Burun deliklerinizi yakan bir nefes alıp her şeye tek başınıza olduğunuzu bilerek başlamak kalır sadece.”
“Bismillah.” deyip (Sayfa71)

Bülent Ata, Rüya Dedektifi romanındaki kahramana (Ali’ye) bunu söyletiyordu. Nedense bana da sanki bu romanın ya da bu rüyanın çıkış noktası burasıymış gibi geldi. Tabi bu sadece bir okuyucunun yazarı hissedişi olarak yorumlanabilir. Aslında ben yazarı bu romanı okumadan önce tanımıyordum. Sadece şiir kitapları olduğunu yani “şair” olarak bilindiğini ve bununla birlikte “çocuk kitapları” olduğunu da anımsadım. Bana kızmasın ama bilmemek değil okumamak ayıp J

Bülent Ata, 1972 Çankırı doğumlu. Ankara Üniversitesi Matematik bölümü mezunudur. Şiir ve öyküleri; Varlık, Dergah, Kırklar, Kaşgar, Yedi İklim, Merdiven Şiir, Notos Öykü, Karagöz, İtibar, Semerkand ve Mostar gibi dergilerde yayınlandı. Çocuk edebiyatı alanında yayınlanan özgün eserleri ile tanındı. Atlar Geliyor adlı eseri ile 2011 yılı Türkiye Yazarlar Birliği Çocuk Edebiyatı Ödülü’nü almıştır. ( Bu kısmı Rüya Dedektifi kitabından aldım ki hakkında daha çok bilgiye ulaşmak için  Google size iyi bir ev sahipliği yapacaktır.)

Okumam gereken bir sürü kitap varken (listeye daha sonra eklendiği için ) ve birkaçı yarıda bırakılmış, sayfaları açık halde beni beklerken Twitterda gördüğüm ve öykülerini heyecanla okuduğum İsmail Özen’in “Yakın zamanda bir polisiye roman okuyacağım, beraber okur, paslaşırız diyenlere...”  paylaşımı üzerine  Rüya Dedektifi’ni okumaya karar verdim.  Yakın bir süre öncede okumam sona erdi.

Okuduğum roman aslında iç içe geçen öykülerin birbirini takip etmesiyle oluşuyor. Öyküden uzun, romandan kısa (novella) ve anlatım dili postmodern. Tabi bu konular benim uzmanlık alanım değil. Bu konuda uzman kişiler yazmışlar, yazacaklardır. Ben sadece okurken hissettirdiği duyguyu anlatabilmek için açıklamak istedim. Yani eğer postmodern öykü seviyorsanız, karşınızda postmodern bir roman (novella) var. Ve üstüne üstlük o bir polisiye.

Rüya Dedektifi’ni çok sevdim ve bir daha okumak için zaman kollayacağım. Ve dediği gibi:

“Rüya sadece göreni değil, o rüyada olanları da ilgilendirir ve rüyayı dinleyenleri de. Hepsi o rüyanın renkleridir çünkü.” (Sayfa 93)

Kendime alıntılayacağım satırlar da çizmedim değil, çizdim tabi J

“Hep geçiştirdiğin ama aslında unutamadığın neyse, seni eninde sonunda bulur ve kaldığı yerden söylenmemiş ne varsa dile gelir. Ağzına geleni söyler vallahi.” (Sayfa 40)

“Çamaşır yıkarken pantolonların tersini çevirip yıkarlar ya onun gibi bir şey. Tersim dönmüş ve bir çamaşır makinesinde dönüp duruyordum sanki.” (Sayfa 22)

“İnsan kendisi olmaktan uzaklaşırsa her şeyi değiştirebileceğini sanıyor sanki.” (Sayfa 108)

“İçime başka, dışıma başka bir yüz edindim.” (Sayfa 109)


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bela Tarr'ın Torino Atı ve Benim Ona Giden Hikayem

Akif Hasan Kaya / Ölmüş Oyuncaklar Müzesi

İp Cambazı Değil Silahşor Arda Arel