Akif Hasan Kaya / Ölmüş Oyuncaklar Müzesi

Küçük bir şehirde yaşıyorsanız ya da şehrin varlığına ait şeyler size şehri küçük hissettiriyorsa sığındığınız limanlar kitaplar, filmler, edebiyat dergileri oluyor. En azından bu, benim için yıllardır öyle. Üstelik bir dönem İstanbul gibi bir şehirde yaşamışsanız nereye giderseniz gidin aklınız hep bir şekilde İstanbul’da kalır. Bu yüzden sizi o şehirden kurtaracak olan kitaplara, filmlere, edebiyat dergilerine sarılırsınız. Okuduğum edebiyat dergilerinden Post Öykü dergisi de son zamanlarda beni yaşadığım şehirden alıp başka şehirlerin sokaklarında yaşayan yazarların öykülerinde dolaştırıyordu. Edebiyat dergilerinin bize kazandırdığı diğer bir şey de daha önce okumadığımız yazarları bu edebiyat dergileri aracılığıyla tanıyor olmamız.
Size bahsetmek istediğim, Post Öykü dergisinin 4. sayısında tanıdığım yazar, editör Akif Hasan Kaya. İlginçtir ki dergiyi okumaya sondan başlamıştım. Yeni Başlayanlar İçin Edebiyat yazısıyla Akif Hasan Kaya, ‘Editör’ hakkında yazdıklarıyla beni etkiledi. Dergi editörünün başından geçenleri anlattığı yazısında, dergiye heyecanla yazı yollayan, edebiyata yeni heveslenmiş genç yazar adaylarına sevimli göndermeler yapıyordu. Hatta diyor ki : “O yüzden dikkat edin, sabah bindiğiniz otobüsün şoförü, eser gönderdiğiniz derginin editörü olabilir.” İşte bu yazısıyla Akif Hasan Kaya’yı ilk defa okumuş ve kaleminin yörüngesine girdiğimi hissetmiştim. Post Öykü 4. sayısını okumaya devam ettiğimde ‘Koleksiyoncu’ öyküsüyle beni sarsmıştı. Öyküyü o kadar çok beğenmiştim ki hatta sonra “Bu öyküyü okurken, ağlayan benden başka kimse var mıdır?” diye de merak etmedim değil. Gözlerim yaşlı şekilde, bir yazar keşfetmenin sevinci içindeydim. Akif Hasan Kaya kimdir diye araştırdım.
1977 Balıkesir doğumlu olduğunu, İtibar, Hece Öykü, Aşkar, Yediiklim, Ğ dergilerinde ve www.edebistan.com internet sitesinde öykülerinin yayınlandığını ve halen Aşkar dergisinin öykü editörlüğünü yaptığını öğrendim.
Tabi beni heyecanlandıran iki öykü kitabının da olmasıydı. Okur Kitaplığı’ndan 2012’de çıkan Islak Kibritler ve benim okuduğum İz yayıncılıktan çıkan 2014 basım Ölmüş Oyuncaklar Müzesi.
Ölmüş Oyuncaklar Müzesi öykülerinde Akif Hasan Kaya, yakın dönem içimizdeki acıları öyküleştiriyor. Savaşlardaki çocuklardan, hüzün yüklü annelerden, sorumluluğu karşısında sırtı bükülen babalardan, fesatçılardan, gösteriş budalalarından, gururlu kişiliksiz kişilerden… Beni etkileyen öyküleri; Bir Cinayetin Sonu Olmayan Hikayesi, Kuş Çocukları, Yer / Gök, Beyaz Kazak

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bela Tarr'ın Torino Atı ve Benim Ona Giden Hikayem

İp Cambazı Değil Silahşor Arda Arel