Kayıtlar

Haziran 23, 2013 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

"Bird " Charlie Parker

Resim
Unforgiven adlı film ile en iyi yönetmen Oscar'ını kazanan yönetmen Clint Eastwood ile 1988 yılına gidiyoruz. O yıllarda caz müziğinin dünya çapındaki en ünlü ismi Charlie Parker. "Müzik, sizin kişisel deneyiminiz, düşünceleriniz, aklınızdır. Ne yaşıyorsanız çaldığınızdan o duyulur. Müzikte sınırlar çizilmeye çalışılıyor. Sanatta sınır olur mu?" söylemiyle hala etkisini koruyan düşüncesi akıllarda yer etmiştir. "Bird" genç yaşlardaki kariyerinin ona kazandırdığı takma adıdır. Yönetmenliğini Clint Eastwood, senaristliğini Joel Oliansky, Bird karakteriyle Forest Whitaker, Diane Venora, Michael Zelniker, Samuel E. Wright, Keith David ve Morgan Nagler oyuncu kadrosuyla müthiş bir performans sergileniyor filmde. Caz sevenlerin izlemekten büyük keyif alacağı film Akademi Ödülleri'nde En İyi Ses Oscar ödülünü kazanmıştır. Aynı zamanda 1988 Cannes Film Festivali'nde Forest Whitaker En İyi Erkek Oyuncu ödülünü kazanmıştır.

120 / Murat Saraçoğlu

Resim
Bu başka bir film... Öyle bilinen filmlerden değil. Doğrusu konusu itibariyle benim çok fazla ilgi alanıma giren filmlerden de değil. Ama... Ama'sı şu, çocuk sayılabilecek yaştakilerin ve gençlerin o soğuk ve uzun yola rağmen vatanları, özgürlükleri uğruna canları pahasına böyle bir yola koyulmuş olmaları beni derinden etkiledi. Yönetmenliğini Murat Saraçoğlu ve Özhan Eren’in yaptığı filmin senaryosu da yine Özhan Eren tarafından yazılmış. Özge Özberk, Cansel Elçin, Burak Sergen, Emin Olcay, Demir Karahan, Oytun Öztamur ve Ahmet Uz filmde oyunculuklarıyla takdiri hakediyorlar. Böyle bir zamanda filmi izlemiş olmamın etkisinden olacak ki Gezi Parkı Direnişi ile bir yakınlık görüyorum. Elbette şu an bir savaş içinde değiliz ama bir özgürlük savaşı içinde olduğumuzu söylemek yanlış olmaz. Ve yine bu savaşın başında gençler var. Ellerinde silah yok ama silahtan daha keskin yazıları, çizimleri, tweetleri, espirileri ve gönülleri var. Bilmem bana böyle bir yakınlık varmış gibi ge…

Carne trémula / Live Flesh / Çıplak Ten

Resim
"Ulusal sınırlar dahilinde olağanüstü hal ilan edilmiştir. Barışın korunması, İspanya'nın İlerlemesi ve İspanyol Hakları için. Devlet 18. Madde gereğince, hiç bir kurum ya da kuruluş tarafından, hiç bir İspanyol'un ifade özgürlüğünü barınma, toplanma ve birlik oluşturma haklarını, kısıtlamaya zorlanamaz. Madrid, Aralık 1970." Bir film böyle başlıyor. Ünlü İspanyol yönetmen Pedro Almodovar'ın filmlerini sevmeyen yoktur. Hatta onun için İspanyol dilini sevdiren adam da denilebilir. Tabi Almodovar denilince Javier Bardem ve Penelope Cruz da hemen akıllara gelir. Çok güzel bir girişle hem politik hem de sosyal mesaj veren devrim gibi bir film olmuş Carne tremula.

Ironweed / Sonsuz Matem

Resim
William Kennedy'nin romanından uyarlanan filmin yönetmeni  Hectro Babenco. Jack Nicholson ve Meryl Streep 1988 yılında bu filmle Akademi Ödülleri'nde Oscar'a aday gösterildiler. Ancak kazanamadılar. 
New York Film Eleştirmenleri Birliği Ödülleri  ve   Los Angeles Film Eleştirmenleri Birliği Ödülleri Jack Nicholson'a En İyi Erkek Oyuncu ödüllerini kazandırmıştır.

Film dram sevmeyenler için çok zor bir film olarak gelebilir ki izlerken ben bile çok zorlandım diyebilirim. Lakin oyunculuklar ve karakterlere olan ilgim bu uzun filmi izlememi sağladı. Tom Waits'in oyunculuğunu da unutmamak gerekir.
Film hakkında söylemek istediğim çok şey yok ama belki bir Tom Waits şarkısı hepimize iyi gelecektir.

In the Heat of the Night / Gecenin Sıcağında

Resim
1967 yılında bir "ötekileştirme" hikayesini izledim. Film John Ball'un romanından uyarlamadır. Aradan yıllar geçmiş olmasına rağmen hala aynı ötekileştirilmeler devam etmektedir. Oysa ABD başkanı artık bir siyahi. Polislerin de o zamandan bu zamana çok yol almadıkları apaçık ortada.
Gezi Parkı Direnişi'nin ne kadar haklı gerekçeleri olsa da hala bunu anlamayan kişiler yüzünden polisle halk karşı karşıya kalmış durumda. Kimin haklı olduğunu bulmaktan ziyade sadece eleştiren ve sürekli aşağılayan bir yönetim şeklinin ülkeyi ne hale getirdiği gözler önünde. Polislerin bu aşırı şiddet kullanımına tepki göstermemek İNSANLIK suçudur.
Gezi Parkı Direnişi'nin bu filmle ne alakası var derseniz, benim gözlemlediğim şu ki, birileri sadece görev icabı yaptığı işlerin arkasında neler döndüğünü de araştırması gerektiğidir. Her şeyden önce vicdan sahibi olmanın insan olmanın erdemliliğini korumak gerekir.


1968 En İyi Yönetmen Oscar ödülünü alan Norman Jewison yönetmenliğindeki f…

In the Valley of Elah / Tanrı'nın Vadisinde

Resim
Oscar ödüllü senarist ve yönetmen Paul Haggis'in bilinen filmlerinden ve benim de çok beğendiğim filmlerinden olan Crash ve Million Dollar Baby 2004 yılında kendilerinden çok söz ettirmişti. Lakin bu iki filmi beğenmiş olmama rağmen sonrasında yönetmenin çıkan diğer filmlerini takip etmemiştim. Bu akşam izlediğim In The Valley Of Elah ile beni etkilemeyi yine başardı. Yönetmenliğinden önce sanırım senarist tarafının olması yönetmeni karakterlere daha yakınlaştırmış. İnsani duyguların işlenişi matematik zekanın yanı sıra vicdana sahip bir ruhun dokunuşunu gözler önüne seriyor. Size ne Amerikan-Irak savaşını anlatacak durumdayım ne de tüm bu olan bitenin siyasi ergümanlarını ortaya dökme niyetindeyim. Bir derdim var o da İNSAN OLMAK.
Baba olmanın getirdiği sorumluluklar karşısında çocuklara yüklenen sıfatlar her zaman bize doğru sonuçları göstermiyor. Türkiye'de yani çevremde gözlemlediğim "baba"ların da bu filmde olduğu gibi ciddi ve sıkıntılı saplantıları var. Oysa he…