Kayıtlar

Şubat 17, 2013 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Synecdoche, New York

Resim
Philip Seymour Hoffman çok beğendiğim bir oyuncudur. Benim onu keşfetmem Doubt filmiyle başlıyor. Sonrasında Capote filmiyle aklımı başımdan almıştı.
Charlie Kaufman'ın yazdığı ve yönettiği bu filmde de baş karakter olarak onu görüyoruz.
Filmde var olmak ile olmamak bilinci çok başka bir pencereden anlatılıyor. Sürekli izlendiğini bilmek, ya da senin gibi olan insanların olacağını düşünmek ya da sürekli olarak hissedilen yalnızlık.
İnanma ihtiyacı, güven duyma ve sevilme ihtiyacı. Evet  öyle zor şeyler...

Çok etkilendiğim sahnenin diyaloğunu paylaşmak istiyorum:
...
- Nasıl böyle olabiliyorsun?
* Her gün soyunuyorum zaten.
- Başkasının önünde soyunmak farklı.
*Neden farklı olsun.
-Belki çok güzel bir vücuda sahip olduğun için.
* Belki bu daha da kolaylaştırıyordur.

- Evet öyle olması da mümkün.
*Sevişmek istiyor musun?
-İstiyorum. Sen?

* Elbiselerini çıkar
- Özür dilerim...
Ben çok, çok yalnızım.
Ben...
...problemin ne olduğunu
bilmiyorum. Sadece...
Üzgünüm.
Anlayabiliyor musun?

DUPA DEALURI / Tepelerin Ardında

Resim
Bu akşam Beyoğlu Sineması'nda izlediğim festival filmidir. 2012 Cannes En İyi Senaryo ve En İyi Kadın Oyuncu (C. Stratan & C. Flutur) ödülü vardır. Yönetmen Cristian Mungiu aynı zamanda yine senaryoda Tatiana Niculescu Bran ile kendini göstermiş. Filmde inançlar, sevgi, var olma savaşı, yalnızlık gibi temalar harmanlanıyor. Bu filmin bizdeki tercümesi "Tepelerin Ardında". Lezbiyenlikle alakalı bir gönderme olup olmadığından emin olamadığım bu filmin sevmediğim tarafı filmin bazı sahnelerinde şeytan çıkarma muhabbetinin çok fazla olmasıdır.

Federico García Lorca İle Little Ashes

Resim
Little Ashes filmiyle dikkatimi çeken Federico García Lorca'yı neden çok beğendiğimi anladım. İspanyol'muş:) 1898 doğumlu şair, oyun yazarı, ressam ve piyanist olarak bilinen Lorca, Dali'ye olan bağlılığı dolayısıyla sevgiye olan inancı beni çok etkiledi. Filmi ziledikten sonra kimmiş bu Lorca diye biraz bakınınca hayran kalmamak mümkün değil. İspanyollar için en ünlü şairlerindemiş. Çok beğendiğim iki şiirini sizinle paylaşacağım.
Korkuyorum Yitirmekten Korkuyorum yitirmekten
o eşsiz;
yontu gözlerini senin
ve gece;
yüzüme koyan ezgiyi,
kimsesiz gülünü ah soluğunun,öylece.

Yanarım bu kıyıda dalsız nesiz
bir kütük olmama; yanarım nice
çiçeksiz olmama,kilsiz,meyvesiz;
keder kurdu beslenmeye gelince.

Sen eğer bir gizli gömüysen bende;
çarmıhsan,kederimsen ıpıslak,
bir köpeksem eğer senin ülkende;
kazancımı benden almamaya bak,
süsle ırmağınn suyunu sen de
bu deliren güzümde yaprak yaprak.

Umarsız Aşka Gazel
Gelmek istemiyor gece
Ne sen gelebiliyorsun o yüzden
Ne de ben gidebiliyorum.
Ama ben gi…