In the Heat of the Night / Gecenin Sıcağında

1967 yılında bir "ötekileştirme" hikayesini izledim. Film John Ball'un romanından uyarlamadır. Aradan yıllar geçmiş olmasına rağmen hala aynı ötekileştirilmeler devam etmektedir. Oysa ABD başkanı artık bir siyahi. Polislerin de o zamandan bu zamana çok yol almadıkları apaçık ortada.

Gezi Parkı Direnişi'nin ne kadar haklı gerekçeleri olsa da hala bunu anlamayan kişiler yüzünden polisle halk karşı karşıya kalmış durumda. Kimin haklı olduğunu bulmaktan ziyade sadece eleştiren ve sürekli aşağılayan bir yönetim şeklinin ülkeyi ne hale getirdiği gözler önünde. Polislerin bu aşırı şiddet kullanımına tepki göstermemek İNSANLIK suçudur.

Gezi Parkı Direnişi'nin bu filmle ne alakası var derseniz, benim gözlemlediğim şu ki, birileri sadece görev icabı yaptığı işlerin arkasında neler döndüğünü de araştırması gerektiğidir. Her şeyden önce vicdan sahibi olmanın insan olmanın erdemliliğini korumak gerekir.



1968 En İyi Yönetmen Oscar ödülünü alan Norman Jewison yönetmenliğindeki film,  Stirling Silliphant  tarafından senaryolaştırılmıştır. Rod  Steiger'e  bir çok  En İyi Aktör ödülünü de kazandıran film, daha bir çok ödüle aday olmuş ve ödül almıştır. Tabi filmdeki oyunculuğuyla Sidney Poitier'i de unutmamak gerekir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bela Tarr'ın Torino Atı ve Benim Ona Giden Hikayem

Cennet Batıda / Eden à l'Ouest / Eden is West

AYFER TUNÇ SUZAN DEFTER