Synecdoche, New York


Philip Seymour Hoffman çok beğendiğim bir oyuncudur. Benim onu keşfetmem Doubt filmiyle başlıyor. Sonrasında Capote filmiyle aklımı başımdan almıştı.
Charlie Kaufman'ın yazdığı ve yönettiği bu filmde de baş karakter olarak onu görüyoruz.
Filmde var olmak ile olmamak bilinci çok başka bir pencereden anlatılıyor. Sürekli izlendiğini bilmek, ya da senin gibi olan insanların olacağını düşünmek ya da sürekli olarak hissedilen yalnızlık.
İnanma ihtiyacı, güven duyma ve sevilme ihtiyacı. Evet  öyle zor şeyler...

Çok etkilendiğim sahnenin diyaloğunu paylaşmak istiyorum:
...
- Nasıl böyle olabiliyorsun?
* Her gün soyunuyorum zaten.
- Başkasının önünde soyunmak farklı.
*Neden farklı olsun.
-Belki çok güzel bir vücuda sahip olduğun için.
* Belki bu daha da kolaylaştırıyordur.

- Evet öyle olması da mümkün.
*Sevişmek istiyor musun?
-İstiyorum. Sen?

* Elbiselerini çıkar
- Özür dilerim...
Ben çok, çok yalnızım.
Ben...
...problemin ne olduğunu
bilmiyorum. Sadece...
Üzgünüm.
Anlayabiliyor musun?
Yani, yalnızlığı
anlayabilir misin?


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bela Tarr'ın Torino Atı ve Benim Ona Giden Hikayem

Cennet Batıda / Eden à l'Ouest / Eden is West

Akif Hasan Kaya / Ölmüş Oyuncaklar Müzesi