ETİLER MEKTUPLARI-NECATİ CUMALI


DOSTOYEVSKİ
...
"İlk gençliğimde Dostoyevski'nin hangi romanını okusam üç beş gün kendime gelemezdim. Sıtmaya tutulmuş gibi olur, okuduğum romanın kahramanları arasından sıyrılamazdım kolay kolay. 1940'ların başlarında Suç İle Ceza'yı ilk okuyuşumda günlerce Raskolnikof'un öfkeleri ile sarsılmıştım. 1978'de Suç İle Ceza'yı yeniden okurken sık sık hatırladım o coşkuyu. O dönemim neydi beni öylesine sarsan? O günkü ölçülerimle elbet şimdi anladığım gibi yorumlayamazdım o kitabı. İncil baş ucu kitaplarımdan biriydi o yıllarda. Dostoyevski'de İsa'nın sesiydi bulduğum. Hemcinsini sev. Acı çekenlerin acılarını paylaş. Kesesi dolu olanlar değil yüreği dolu olanlardır gerçekte zengin olanlar... Raskolnikof bu doğrulara kaptırmıştı kendini. Bu doğrulardan sapanlara, bu doğrulara karşı çıkanlara nefret kusuyordu... Aradan bunca yıl geçtikten sonra yeniden okurken Suç İle Ceza iyice somutlaşmış bir ortam buldu düşüncelerimde."

İşte böyle diyordu Necati Cumalı. 
1982 Ocak basımlı bu kitap,  Beyoğlu'nun ara sokaklarında dolaşırken küçük bir kitapçının indirim sepetinde karşıma çıkmıştı. Kitabın ilk sayfasında yazısı anlaşılmayan ismiyle 20.12.1982-Eskişehir yazıyor. Ben de hiç düşünmeden aldım ve bugün bu sayfaları okuyunca paylaşmak istedim. Ve sizin de onaylayacağınız gibi aradan bunca yıl daha geçmesine rağmen bence hiç bir şey değişmemiş. 
 Raskolnikof ölmedi yaşıyor!

Etiler Mektupları, Cumalı'nın edebiyat genel olarak sanat üzerine 1975-1981 yılları arasında yazdığı yazıları bir araya getiriyor.



Yorumlar

N.Narda dedi ki…
böyle kitapları gördükçe tüm günümü sahaf sahaf dolaşarak geçiresim geliyor...
Engin Zahid dedi ki…
Ben de sahaflara gidince orada kalmak istiyorum ama beni asıl büyüleyen bu ara ara ziyaretlerdeki süpriz karşılaşmalar...Bir yerin sahibi olamayan ben için bu en iyisi sanırım...Teşekkürler N.Narda

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bela Tarr'ın Torino Atı ve Benim Ona Giden Hikayem

Cennet Batıda / Eden à l'Ouest / Eden is West

Akif Hasan Kaya / Ölmüş Oyuncaklar Müzesi