Okumak Yazmak Ve Yaşamak Üzerine SCHOPENHAUER


Otobüs yolculuklarında mutlaka ama mutlaka yazıya dökebileceğiniz olayları ya yaşarsınız ya da gözlemlersiniz. İstanbul'daki hayatımda çok fazla otobüs kullanmasam da arada bindiğim belediye otobüslerinde her defasında ilginç olaylarla karşılaşıyorum.
Önceleri otobüste müzik dinlemeden o yolun bitmeyeceğini düşünüyordum ama şimdiler de bu fikrimi değiştirdim. Neden mi? Çünkü orada konuşulanlar hiç anlaşılmadık derecede ilham kaynağınız olabilir. Bence kulak kesilmek hiç de kötü bir alışkanlık değil:)

Konuyu daha fazla uzatmadan esas konuya değinelim. Kısa bir yolculuk da olsa beş on sayfa okumak gibisi yoktur. Sallana sallana- ki ayaktaysanız- çevirdiğiniz her bir sayfa daha fazla keyif verebilir eğer otobüste kitap okumayı sevenlerdenseniz.

Altını çizdiğim cümle:
" Hiçbir hakiki bilgi kırıntısına sahip olmaksızın, sırf her şey hakkında çene çalıp gevezelik yapabilmek için, edebiyat tarihlerini okuma yönündeki günümüzün yaygın saplantısına karşı bir panzehir olarak, izin verin size Lichtenberg'den -gerçekten okunmaya değerdir- bir pasaj zikredeyim :"Dünyada kitaplardan daha tuhaf satış metalarına rastlamak galiba imkansızdır : Anlamayan kimseler tarafından basılır, anlamayan kimseler tarafından satılır, anlamayan kimseler tarafından okunulur, hatta tetkik ve tenkit edilir; ve şimdilerde artık onları anlamayan kimseler tarafından kaleme alınmaktadır."

Otobüs durağın birinde durdu. Bir yolcu indi. Diğer yolcu tam inecekken kapılar kapandı. Yolcu son anda kendini kapıda sıkışmaktan kurtardı ama şöför farkında değil. Yolcu bağırmaya başladı. " İnecek var, inecek vaaarr!" Şöför gaza yüklenmişti ama biraz ilerledikten sonra duyabildi sanırım ki yolcu tam inecekken seslendi: "Sonunda duyabildin öküüz!"

Sayfalarda son gazla ilerlemeye devam ediyorum. Son iki durak sonra ineceğim. Bakın ne buldum :

" Leset fleizig die Alten, die wahren eigentlich Alten Was die Neuen davon bedeutet nicht viel."

Talihe şüketmeliyim, A.B. Schlegel'in güzel bir epigramını genç yaşlarımda önüme çıkardığı için, ki o zamandan beri kılavuz yıldızım olmuştur :

" Eskileri, zaman meydan okuyarak çağları aşıp gelmiş olan eskileri okuyun büyük bir iştahla, yenilerin söyledikleri pek bir anlam ifade etmiyor artık."


Otobüs bir sarsıntıyla durdu. Durağa gelmişiz. Ben de ineyim artık.




OKUMAK YAZMAK VE YAŞAMAK ÜZERİNE
ARTHUR SCHOPENHAUER
Şule Yayınları

Yorumlar

abuk dedi ki…
şopi'nin bu kitabı ayrı bir öneme sahip, okumak ve yazmak üzerinden yola çıkarak yaşamaya doğru ilerliyor. o arada türlü yazarlara ve feylesoflara dokunduruyor. kötü kitaplar ve yazarlar üzerine söylediklerinin altını çize çize insan başka bir kitap bile yaratabilir.
Adsız dedi ki…
Tam da bu kitabı almaya yeltendiğimin akabindeki akşam, senin okuduğunu görmek de tatlı bir tesadüf oldu. Bir anektodla süslemek istedim :

Henüz gençlik yıllarında Adana'da bir kütüphanede yatıp kalkıyor Yaşar Kemal. o sıralar da Abidin Dino, ağabeyi ve bir kaç arkadaşıyla birlikte küçük bir grupları var. Bir gün Abidin Dino'nun ağabeyi bir çuval kitapla beraber geliyor. Kitapları şöyle bir inceliyor Yaşar Kemal ve Cervantes'in ünlü kitabın aynısından 4-5 tane olduğunu görüyor. Geri götürdüğünde kızıyor Dino, "ben hepsini de okuman için verdim diyor".

iyi okumalar Engin, seni özleyen dostun Ercan

Bu blogdaki popüler yayınlar

İp Cambazı Değil Silahşor Arda Arel

To Kill a Mockingbird / Bülbülü Öldürmek

Akif Hasan Kaya / Ölmüş Oyuncaklar Müzesi