BİR OTOBÜS YOLCULUĞUNDA AHMET ÜMİT'LE SİS VE GECE



Sandalyesini masasına biraz daha yaklaştırdı. Yazmaya başlamak için adını koyamadığı o gücün gelmesini bekleyecekti. Harflerden kelimelere oradan cümlelere yol alacağı boş bir kağıdın üstüne koydu başını.

Şehvetle öpüşen dudaklarının, bir kış gecesi kaygan zemin yüzünden yere düşüp kanamış olması sinirlerini bozmak için yeterliydi. Çatlamış dudaklarına kremini sürdü ve soğuk yatağına uzandı.

Hikaye içinde hikaye, acı içinde acı, sevgi içinde sevgi…
Köprüler geçiyor üstümüzden. Adını koyamadığımız ışıkların sayısı belli değil…
Pencerelerde bekleyen nefesler, doğuruyor kızgın cümlelerin çocuklarını.

Saklanan duygular, en samimi dualar o insanla ölür mü?
Bir kalbe yazılmış sevginin izi bulunabilir mi?

Sis ve Gece Ahmet Ümit’in romanından Turgut Yasalar tarafından senaryolaştırılan ve çekilen film bana bu satırları yazdırdı.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İp Cambazı Değil Silahşor Arda Arel

Bela Tarr'ın Torino Atı ve Benim Ona Giden Hikayem

To Kill a Mockingbird / Bülbülü Öldürmek