KOCAELİ ŞEHİR TİYATROLARI-İKİ EFENDİNİN UŞAĞI




Bir gürültü kopuyor. şimşek mi çaktı ne? Gökten biri iniyor, yüzünde maske!
Biri adını sayıklıyor bilgece, biri birine laf atıyor...

Söz konusu tiyatro olunca, gitmek için neden bulmam zor değil. Başka bir dünyanın kapılarını dünyanıza getirebiliyorsa bir oyun işte siz de tam o oyunun içindeki bir kahraman olabiliyorsunuz. Bazen iyi olanı bazen kötü. Eğer aramızda melek olan yoksa tabi:)


Tiyatroyu hep sevmişimdir. Lisede amatör de olsa iki yıl tiyaroda rol almış, ohhh iyiki de oynamışım diyorum:). Ama kader işte, yarışmaya giren oyunumuzun akşamında abimin düğünü denk gelmez mi! Abimin düğününe gidemedim. Abim gönül koydu o zaman. Sanat için abimin düğününe gidemedim. Onca emeğin sonucunda abimin düğününe gidemesem de tiyatroda kazandığım şeylerin değerini şimdi hissediyor olmam beni mutsuz etmiyor.


Tamam, sohbeti tatlıya bağlıyorum. Bu akşam Carlo Goldoni’nin İtalyan ve Dünya tiyatrosuna kazandırdığı en ünlü klasik eserlerinden biri olan “İKİ EFENDİNİN UŞAĞI” nı izledim. Beğendim... Kocaeli'li olanların ya da yolu Kocaeli'ye düşenlerin izlemesini tavsiye edeceğim bir oyun. İyi seyirler

Oyun hakkında bilgiler:
"http://www.kocaeli.bel.tr/content.asp?categoryID=2201&contentID=18823"
http://www.kocaelinde.com/kocaeli-sehir-tiyatrolari-2010-subat-programi.html

Yorumlar

vildan dedi ki…
Merhaba Ala, İyi ki yazmışsınız bu yazıyı. Yoksa ben yazacaktım. Biz de geçen hafta kardeşimle İkinin Biri adlı Haldun Dormen'in yönettiği Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosunun bir oyununa gittik. O kadar güzel bir oyundu ki anlatamam. Hareketli, komik, eğlenceli... Hem de kardeşim öğretmen olduğu için
3 lira, benin biletim de 5 liraydı.
Salonda fazlaca boş koltuk vardı. İnsan üzülüyor. Ya bilmiyorlar da bu tiyatrolara gitmiyorlar. Ya da İzmit halkı kıymet bilmiyorlar.
Duyurmak lazım aslında. İyi yapmış yazmışsınız. Ellerinize sağlık.
Ala dedi ki…
Aslında ben SDKM'nin oyunlarına ne zaman gitsem koltuk sayısı hiç de küçümsenecek kadar az değildi. Hatta en son gitiğim bu oyunda tıklım tıklımdı:)
Sinemadan daha uygun olması bence de göz önünde bulundurulunca hiç de fena değil. Ancak yer olarak terste kalıyor kimlerine , kimilerine göre ise diyecek bir şey yok. Bilmeyenler de var. Ön ayak olmak gerekiyor vs... İki vasıta ile gideceksem de yolu bahane edemeyecek kadar çok seviyorum tiyatroyu.

Teşekkür ederim...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bela Tarr'ın Torino Atı ve Benim Ona Giden Hikayem

Cennet Batıda / Eden à l'Ouest / Eden is West

AYFER TUNÇ SUZAN DEFTER