ÇİZGİNİN DIŞINDA OLANLAR ÇEMBERİN İÇİNDE Mİ?



Arakadaşımın bürosuna gitmiştim. Büroda sehpanın üstünde bir dergiyle gözgöze geldik. Başka dergiler de vardı ama o dikkatimi çekti. Oku beni diyor gibiydi. Yanına yaklaştım. O da bu büroda yeni olmalıydı ki hala naylon kabuğundan kurtulamamıştı. İzin aldım ve dergiyi naylon hayatından dışarı çıkardım. Derin bir nefes aldı. İlk bakışma sonrası hangi yazıyı ilk önce okuyayım diye sayfalar da geziniyorum. Dikkatimi çeken "ÇİZGİNİN DIŞI" başlığı oluyor. Yazıyı alelacele okuyorum. Çünkü bürodan çıkıp bir yere yetişmem lazımdı. Misafirim büroda. Hayatta misafir olduğumuz gibi.Ama yine de OKUmak istiyorum. Büro da yabancıyım. Büro da bana yabancı. Dergi orada duruyor. Bir daha okumak istiyorum yazıyı ama zamanım yok. Yolcu yolunda gerek diye ayrılıyorum. Yazarının kim olduğunu hatırlamıyorum ve nette bulurum diye dert etmiyorum. Bakındım ama bulamadım. Kimin yazısı ÇİZGİNİN DIŞI? Çünkü kendisine çok teşekkür etmek istiyorum. Çok beğendim. İçimde bir YOLCUluk peydah oldu. Ne güzel...

İşimi halletim. Eve dönüşte otobüste bu çizgi meselesini düşünüyorum. Çizginin dışı olduğuna göre bir de çizginin içi olmalı. Merak uyandırıyor bende. Daha da yakınlaşıyorum bu düşünceye. Acaba yazar hangi çizgiden bahsediyor? Ya da hangi çizginin dışından? Allah aşkına kim çiziyor bu çizgileri? Yeteri kadar duvarlar yok mu? Bir de çizgiler girdi hayatımıza.
Benim bildiğim bir çizgi var o da çocukken oynadığımız seksek çizgisi.
Düşünüyorum.
Bu arada aklıma bir şarkı geliyor. Sanırım M.Mungan'ın şiirinden bestelenmiş. Candan Erçetin o muhteşem sesiyle bakın neler diyor.


Yazıyı bir kere daha okumak istiyorum...

Yorumlar

EBRULİ dedi ki…
Muhteşemmdi şarkı..Çember konusunun bana hissettirdiği şu..Dışı sonsuzluk,mutlak huzur.İçinde olup dışında olmak isteyenlerdenim.Paylaşım çok güzeldi,teşekkürler.
Ala dedi ki…
*Ebruli
Yorumun için ben teşekkür ederim.
AlexBoi dedi ki…
"Kendin içindeyken kafan dışındaysa, çaresi yok [...] mutsuz olacaksın."

Çok etkileyicii bir şarkı. Sahiden çemberin içini, dışını kim belirliyor? Çizgiyi koyan kim? Çizgiyi geçmeyi düşünüp, geçememek en zoru mu?
wimparella dedi ki…
güzel şarkı gerçekten'Monoton'u yazdırdı bana:)
F.Ç dedi ki…
peki insan hayatındaki ÇİZGİSİZLİĞİ düşündünüz mü?

bence iyiki çizgiler var...
ALLAH'ın çizdiği çizgiler, geleneklerin çizgileri, ailemizin çizgileri.. ve sonunda herkes kendi karakteristik çizgisini oluşturur..
çizgisizlere imreniriz çoğu zaman, ama bakmayın böyle daha mutluyuz demelerine, çizgisizlerdir hep bir yerlere toslayan, ..

yeter ki çizgimizi güzel çizelim, düzgün, keskin hatlarla çizelim.. belli belirsiz olmasın ya da yol şeridi gibi :)
"ONLAR ALLAH'IN İPİNE SIMSIKI SARILIRLAR" Allah'ın çizdiği çember içindedirler .. ne mutlu :))
saygılar..

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bela Tarr'ın Torino Atı ve Benim Ona Giden Hikayem

Cennet Batıda / Eden à l'Ouest / Eden is West

Akif Hasan Kaya / Ölmüş Oyuncaklar Müzesi