BİR YAHUDİYİ ANLAMAYA ÇALIŞMAK


Bazı konularda sessiz kalmamız gerektiğini düşünürüm. Üzerine çok fazla söz söylemenin artısının olmayacağını aksine ne kadar çok şey söylenirse o kadar yanlış anlaşılacağını bilirim. Bilirim diyorum çünkü yaşadığım bir durumdur.

Romain Gary'nin adını duyduğumda bana övgüyle bahsedilmişti. Okuduğum ilk kitabından sonra ikinci olarak okuduğum kitabı Polonya'da Bir Kuş var. Ya da diğer adıyla Avrupa Eğitimi. Kitap aslında bana çok yakın gelmedi. Çünkü tarih savaş içerikli romanlar okuduğumu söyleyemem. Milliyetçi değilim yanlış anlaşılmasın ama bir yahudiyi anlamak için ona hangi tarafından bakmak lazım bundan da pek emin değilim. Yahudilere Nazi Almanlar tarafından yapılan zulumler tarihin sayfalarında hala canlılığını korumakta ki bizler hala romanlarını filmlerini izliyoruz. Nasıl bir etki ki sürekli bu durumu ortaya sürüyorlar. Yani unutturmamak için her zaman bir film bir roman ortaya konuluyor. Bilmiyorum, bir önyargım da yok...O yüzden tanımak için okumaya devam ediyorum. Anlamak için okuyunuz...

Yorumlar

F.Ç dedi ki…
merhaba ala,
aslında bir müslüman olarak yahudileri anlamak istediğimden emin değilim...müslümanlara yaptıkları zulmün altında ne gibi tarihi bir gerçek ya da nasıl bir psikoloji var bunu da anlamak istemiyorum... ya da bir yahudinin nazi mezaliminde ne hissediğini de anlamak istemiyorum, zira hissettikleri şeyleri yaşatma konusunda ellerinden geleni yapıyorlar ve bunu yaparlarken de sinemayla, romanlarla (sanatla) kendilerinin de zulme uğradıklarını unutturmuyorlar... halihazırda onlar için yapılan sinemelar , romanlar, belgeseller ... elimizi attığımız her herde.. herhalde biz onları okurken onlara hak vermemizi istemiyorlardır, çünkü böyle bir kaygılarının olduğunu düşünmüyorum.. tek yaptıkları, kur'an'da da açıkça belirtildiği gibi "onlar yüzünüze güler ,arkanızdan sizin için plan yaparlar" sözüm ona barış için burdayız, biz barışçıyız söylemleriyle ağzımıza bal çalanlar biz yokken kuyumuzu kazıyor..bunu artık kör çoban da biliyor...
öncelikle yaratılmışların birbirlerine üstünlüğü olmadığını kavramaları şart ...
Ala dedi ki…
Tarih kültürümün ne kadar az olduğunu kendime her defasında söylüyorum. Bu açığımı Haziran ayından sonra kapatmayı düşünüyorum. En azından bir yerden okumaya başlamayı planlıyorum.
Yorumunuzun sonunda kullandığınız -kör çoban- ifadesi dikkatimi çekti. Artık çobanların sadece kaval çalıp koyun sürüsü otlattığını düşünmüyorum. Bir çok radyo programını dinliyorlar. Haberleri can kulağıyla dinlediklerini düşünüyorum. Hatta bir kaç tv programında çobanların bir çok hünerlerini izledik. Ama sizin demek istediğiniz anladım. Kötü bir ifade olmadığını düşünüyorum.
vildan dedi ki…
Romain Gary'nin sadece Şafakta Verilmiş Sözüm Vardı adlı kitabını okudum. Yazarın kendi hayatıdır anlattığı. Annesi ile ilişkileri. Mutlaka okunası bir kitaptır. Romain Gary'nin bu kitabını okumanızı mutlaka tavsiye ederim.
Ala dedi ki…
Vildan Hanım, sizden duymuştum o kitabı ki okumayı düşünüyorum. Şimdi yine Gary'nin 1956 Goncourt Edebiyat Ödüllü Cennetin Kökleri romanını okumaktayım. Teşekkür ederim...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bela Tarr'ın Torino Atı ve Benim Ona Giden Hikayem

Cennet Batıda / Eden à l'Ouest / Eden is West

AYFER TUNÇ SUZAN DEFTER