Kayıtlar

Kasım 8, 2009 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

ASKERRR! KIT A DUR! MARŞ MARŞ!

Resim
-Selam Dorian:)
*Bugün pek mutlusunuz Bayım:)
-Evet öyle Dorian:)
*Nedir mutluluğunuzun sebebi? Sizi böyle görmek her zaman mümkün olmuyor.
-Aşk olsun:).Tamam kabul ediyorum. Son zamanlarda beni gülerken pek görmedin. En azından böyle mutlu görmedin. Anlatayım mı?
*Elbette:)

Dikkatinizi çekerim. Uyarıyorum.Bu açık şekilde yazılan bir yazıdır.
Oğlunuz buraya geldiğinde zaten aklı başında değildi. Sürekli birilerinden bahsediyordu. Olur olmaz birilerinden. Ona soru sorduğumuzda da siz tanımazsınız diyordu. Ona yardımcı olmak istedik ama kabul etmedi. Sonunda ikna ettiğimizi düşünüp doktora göstereceğiz derken o gün banyodan sesler yükseldi. Oğlunuz kendini doğramış. Bileklerini kesmeden önce boğazını kesmeye çalışmış yapamayınca bileklerini kesmiş. Gözünün birine oymuş. Diğerini neden oymadı merak ediyoruz. İşin ilginç tarafı sol gözünü oymuş, sol bileğini kesmiş ve bedenin sadece sol tarafını doğramış. Geride bıraktığı hiç bir not yok. Biliyorum bu çok acı bir yazı ama gerçek bu. Allah'ım…

IŞIK HER ZAMAN AYDINLATMAZ

Resim
-Dorian?
*Efendim.
-Bu gece sessizsin. Neden?
*Bazen susmak konuşmaktan daha çok konuşmaktır derler.
- Sana da bir şey denmiyor, Yine felsefeye başlama bu saatte. Hem geçen sabah sana kahvaltı hazırla dediğimde "tamam" demiştin ama uyuya kalmışsın!
*İnsanlık hali. Sen de hiç olmaz mı?
-Olur elbette.
* Eee o zaman?
-Tamam Dorian, sen gerçekten iyi değilsin. Canın sıkkın bir şeylere. Sen böyle susarsan muhakkak bir şeyler olmuştur. Hadi konuş. İnan ne sorarsan sor sana kızmıcam. Saçma gereksi vs gibi şeyler de söylemeyeceğim. Hadi ama...Dorian...Dorian...
* Biliyor musun bu gün ne geldi aklıma?
-Bilmiyorum tabi. Senin aklını bilmek ne mümkün:) Kıh kıh...
* Çok komik. Biz küçükken mahalleden yakın komşu çocuklarıyla oyunlar hazırlardık. Diğer mahalleden çocukları davet ederdik. Tabi ücretli.
- Nasıl yani?
* O zaman bilmediğimiz şimdilerde söylenilen sokak tiyatrosu gibi bir şey işte.
-Çok güzel. Ama tabi biz o zamanlar tanışmıyorduk. Senin o zamanki halini görmek isterdim.
* çok güzeldim:) Kı…

SUYA DÜŞEN YÜZ

Resim
-Kim ister ki? dedi. Uzun bir sessizlikten sonra cevap geldi.
*Evet, ben de istemem!
Bu cevaptan sonra konuşmadılar. Hatta bu konu hakkında bir daha konuşmamak üzere ayrıldılar.

Hayatın bize verdikleri her zaman bizim istediklerimiz olmayabiliyordu. Bu da öyle bir durumdu Aslı için. O'nun en sevdiğim yönü her zaman tebessümlü olmasıydı. Sanki güzellikler ülkesinin prensesiydi. Pembe yanaklı ve pembe kıyafetlerle dolu bir hayatı vardı. Oysa başkalarına pembeydi hayat. Kendi içinde karanlık ve grilerle dolu bir dünyası vardı. Herşeye rağmen bunu nasıl başarıyordu, anlamak zordu.

Nenem, sürekli aynı masalı anlatırdı bana. Ben henüz küçük bir kızken. Çok uzak ülkelerden birinde bir kız yaşarmış. Annesine bakması gerektiği için yaşıtlarıyla sokakta oynamak yerine annesinin yerine çalışması gerekiyormuş. Annesi hasta olduğu için, ilaçlarını alamasa da iyi şeyler yedirebilmek için hizmetçilik yapıyormuş. Evin hanımına ve beyfendisine hizmet etmiyormuş. Onun görevi su taşımakmış. Annesi…