Yönetmen, filmi geri sarma lütfen!


-Farkındayım, ses tonum pek yumuşak değil. Sana da olmaz mı böyle Dorian?
*Bana ne olmaz mı böyle? Her şeyi anlamamı bekleme, ben senin içindekini nasıl bilebilirim?
-Tamam Dorian. Sana da bir şey söylenmiyor. Hemen konuyu dağıtıyorsun. Bir söylüyorum, on duyuyorum.
*Afedersin ama arada sana da böyle olmaz mı? :)
- Uff...
*Kötü şakaydı. Tamam, seni dinliyorum.
-Bugün, çok lüks bir alışveriş merkezinin yüzüncü katındaydım. Oradan insanları izliyordum. Tabi, sağolsunlar güzel yere yapmışlar avm'yi. Deniz de görünüyor.
*Eeee...Sabırsızlandırma da anlat bir an önce.
-Tüm gün insanları izledim. Karnım acıktı. Hemen gözüme kestirdiğim ilk yerden bir şeyler sipariş ettim. Ne yediğimi söylemeyeyim, canın ister şimdi. Bu saatte de açık bir yer bulamayız.
*Offf, hadi ama anlatmaya devam et.
-Yemeği yedim. İyice keyfim yerine geldi. Sinemaya gidecektim. Yeni filmler gelmiş ama insanları izlemek daha merak uyandırdı bende. Filmi izleyebilirdim bir kaç gün sonra ama aynı insanları aynı anı yakalayamayacağımı düşündüğüm sinema fikrinden vazgeçip kendime çay söyledim, sonra da kahve içtim:) Bir sürü şey izledim. Bir bakışla çoklu olaylar. Birbirine bağımlı olmayan ama bir şekilde bir yerde birbirine dokunan.Detayları anlatacağım ama şimdi değil.Her şey güzeldi.
*Güzeldi?
-Güzeldi diyorum çünkü artık eve dönmek için 100. kattan asansöre bindiğimde yalnız ineceğimi düşünmüştüm ki aceleyle biri yetişti. Tabi anlık bir tanıma olunca şok oldum.Bir anda karşımda gördüm ve 100. kattan zemin kata beraber inmek bana çok zor gelecekti ama ümit ediyordum ki aşağı katlardan da birileri biner ve rahatlarım. İnsanın görmek istemediği kişileri bir anda karşısında görünce neler hissedebileceğinin farkındasındır Dorian. İşte öyle bir an.Canım çok sıkıldı ve indiğimiz her bir kat bana bir yüzyıl gibi geldi. O ise bana bakmak da çekiniyordu. Ben de öyle ama arada ona bakmaktan da kendimi alamıyordum. Ona baktıkça kendimi kötü hissediyordum. Hatta bir ara dayanamayıp çığlık atacaktım. Ya da stop düğmesine basıp hemen sıradaki katta inecektim ama yapamadım.
*Neden?
-Doğrusu bilemiyorum. Onu gördükçe geçmiş yeniden yaşanıyor gibiydi. Düşünebiliyor musun? Asansörde, hayatından görmek istemediğin biriyle karşılaşıyorsun ve kaçacak yer yok. Gittikçe derine iniyorsun. Her kat geçmişin derinliğine indiriyor gibi.Katlar azalıyordu ama benim dayanma gücüm de azalıyordu.15-14 -13. elimi ani hareketle stop düğmesine dokundurdum ve asansör durdu. 13. katta indim. Daha fazla dayanamayacaktım. Derin bir nefes aldım ki...
*Eeee?
-Asansörden indim ama inmemle diğer şoku yaşadım. 13. kat da bana yine onu hatırlattı. Çünkü ben onu 13 yaşımda öldürmüştüm. Kaderin bir oyunu mu bu? dedim içimden. Son zamanlarda yaşadıklarımdan iyice korkmaya başladım. 13 yaşımda öldürdüğüm kişiyle asansörde karşılaşıyorum. Ve ondan kurtulmak için indiğim kat 13. kat oluyor. Allah'ım ne demek bu? Dorian, aklım almıyor. Sence ne anlamam gerekiyor? Allah burada neyi görmemi istiyor?
*Zor soru soruyorsun. Bunu ben bilemem. Bunu sen çözebilirsin. Ama merak ediyorum kimi gördün asansörde?
-Aynaları gördüm! Her taraftan gözetleyen aynaları!

Yorumlar

dimple dedi ki…
=)
sonucu çok begendim genel olarak güzel edebi olarakta bişeyler söyliycem ama özelden :))
Noksan dedi ki…
Sevinirim:)

Bu blogdaki popüler yayınlar

İp Cambazı Değil Silahşor Arda Arel

To Kill a Mockingbird / Bülbülü Öldürmek

Akif Hasan Kaya / Ölmüş Oyuncaklar Müzesi